Başkan Ataç’ın mesajı şu şekilde:
10 Ocak 1961 tarihinde, 5953 sayılı Basın İş Yasası, gazetecilere yeni haklar
getiren 212 sayılı yasayla değiştirildi ve bu gün, “Çalışan Gazeteciler Bayramı” olarak tarihe geçti. Ancak sonraki yıllarda yeni yasal düzenlemeler getirilerek haklar tırpanlandı ve “bayram”, “gün” olarak anılmaya başlandı.

 12 Mart 1971 ve 12 Eylül darbesiyle birlikte, gazetecilerin-yayıncıların toplu
sözleşme düzeni kullanılamaz hale getirildi, sendikal hareket işlevsiz duruma sokuldu. İş güvencesi medya patronlarının insafına terkedildi. Basındaki işsizlik ve düşük ücretle çalışma rekor düzeye ulaştı. Geldiğimiz süreçte; iktidar mensupları, kendilerini eleştiren gazeteciler, yayıncılar için açtığı davalarla rekorlar kırıyor. Uzun tutukluluk süreleri ve asılsız suçlamalarla muhalefet eden yayın organlarının sesi kısılmaya çalışılıyor. Bunun en tipik örneğini Cumhuriyet Gazetesi yazarlarına yönelik baskı ve tutuklamalarda yaşadık, yaşıyoruz. Halktan alınan vergilerle yayın yapan TRT’nin nitelikli elemanları büyük çaplı kıyıma uğratıldı ve üretimden uzaklaştırıldı. TRT, adeta iktidarın “sözcüsü” oldu. 15 Temmuz darbe girişimi bahane edilerek basın üzerindeki baskılar artırıldı, muhalif gazete, televizyon, radyo, haber portalları, hatta kültür- sanat dergileri kapatıldı. Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Merkezi’nin verilerine göre bugün Türkiye’de 140 gazeteci cezaevinde. 10 Ocak 1961 tarihinde sağlanan hakların bugün kullanılamaz hale
gelmesine rağmen, kalemini iyiden, doğrudan ve güzelden yana kullanan gazeteciler hala var ve onlar hep var olacaklar.

 Gazetecilerin bu özel gününü kutluyor; kalemlerin özgür olduğu, güzel, mutlu
günlere ulaşmak dileğiyle saygılarımı sunuyorum.