İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Mehmet Tanır, Afyonkarahisar ve Burdur’da yapılan çalışmalarda 12 milyon yıl öncesine dayalı verilere ulaştıklarını kaydetti. Tanır, Afyonkarahisar’da tarihin akışını değiştirecek önemli bir çalışmaya imza attıklarını ifade ederek, “Bakanlığımız izni ile Afyonkarahisar Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğümüz tarafından bilim insanlarımızla ve müzemizle birlikte Afyonkarahisar ve bağlantılı olarak Burdur’da yapılan yüzey araştırmalarında 11-12 milyon yılı öncesine ışık tutan verilere ulaştık. Fosil yataklarında elde edilen bulgularla fosil lokaiteleri, habitat ve fauna hakkında bilgiler aydınlanacak. O dönemde yaşayan hayvanların göç yolları belirlenecek ayrıca Afyonkarahisar ve Burdur arasındaki habitat durumu aydınlanacaktır” dedi.
“Fosiller linyit araştırmaları sırasında bulundu”
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izni ile yapılan bu belge niteliği taşıyacak çalışma hakkında bilgi veren Tanır, “Burdur ve Afyonkarahisar İlleri ve İlçeleri Fosil Lokalitelerinin Tespiti Yüzey Araştırması kapsamında 2016-2017 yıllarında Afyonkarahisar yöresindeki Sandıklı ilçesine bağlı Karkın, Kınık, Akin, Selçik ve Afyonkarahisar-Merkez-Gebeceler ve Seydiler lokalitelerinde yüzey araştırması gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmalar Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Antropoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Arzu Demirel başkanlığındaki bir ekip tarafından Ege Üniversitesi Biyoloji Bölümü ve Pamukkale Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği’nden öğretim üyelerinin katılımı ile gerçekleştirilmektedir. Bu lokalitelerden Karkın, Kınık, Akin, Selçik ilk olarak 1969-1975 yılları arasındaki Alman araştırmacılar ile Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü jeologlarının birlikte yürüttükleri linyit araştırmaları sırasında bulunmuştur” diye konuştu.
“Avrupa’nın en zengin koproloit koleksiyonunu içerdiği söylenebilir”
Gebeceler Bölgesi’ndeki bulguların ilk kez Arzu Demirel başkanlığındaki bir ekip tarafından ortaya çıkarıldığını belirten Tanır, “Gebeceler-Seydiler mevkisi ilk kez bu yüzey araştırması kapsamında tespit edilmiştir. Bu nedenle yörede yürütülen araştırmalar son 30-40 yıldır yörede Türk biliminsanları tarafından yürütülen ilk sistematik bilimsel çalışmalar olması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu alanlardan Gebeceler oldukça zengin bir karasal memeli fosil lokalitesi olup, yaklaşık olarak 12 milyon yıl öncesine tarihlenen gergedan, zürafa, fil, at, sırtlan, otçullar miskgeyiği, antilop, böcekçil ve kemirgen fosilleri içermektedir. Gebeceler’deki zengin zürafa kolekisyonu yöreye özgü bir zürafa türüne işaret etmektedir. Bu lokaliteyi Anadolu’daki diğer lokalitelerden ayıran en önemli özellik çok sayıda fosil hayvan dışkısı-koprolit içermesidir, hatta sayıca Avrupa’nın en zengin koproloit koleksiyonunu içerdiği söylenebilir” ifadelerini kullandı.
Fosiller yakın zamanda sergilenecek
Tanır, Sandıklı’da bulunan fosiller ile ilgili açıklamasına ise şöyle devam etti:
“Sandıklı Karkın fosil lokalitesi ise yaklaşık olarak 9 milyon yaşlı karasal memeli fosil lokalitesi olup, domuz, zürafa, otçullar (keçi, ceylan, antilop), sırtlan, kedigiller, at, kemirgen, fil ve gergedan fosilleri içermektedir. Bu lokalitelerde bulunan fosiller ile ilgili paleontolojik çalışmalar ile elde edilen veriler ışığında bölgedeki karasal birimlerin yaşlandırılması gerçekleştirilebilecek ve yörenin doğa tarihi ile ilgili bilgilere ulaşmak mümkün olacaktır. Gerek yüzey araştırması, gerekse kurtarma kazıları kapsamında bulunan fosillerin incelenmesinin tamamlanmasından sonra Afyonkarahisar Müze Müdürlüğü’nde Doğa Tarihi seksiyonu oluşturularak sergilenmesinin mümkün olabileceği düşünülmektedir.”