Sinema tarihimizin en büyük yapımını çektin. Memnun musun filmden?
- Çok memnunum. Şener Abi’nin (Şen) bir sözü var: “Filmi çekmek çok güzel, insanlara göstermesi de olmasa çok güzel meslek!” Bir buçuk sene uğraştım, şimdi “Söz seyircinin” bölümündeyiz.

‘G.O.R.A.’-‘A.R.O.G’ dünyasının acayip fanları varmış. Twitter’da gördüm, insanlar ciddi ciddi set kurup filme amatör fragmanlar çekmişler!
- Bugün birini ben de gördüm, korktum. Bizimkinden uzun ve öykü devam ediyor. “Devamını nereden biliyor?” dedim. Arif, 216, Bob Marley Faruk... Takipçi kitlesine sahip çizgi roman kahramanları gibi oldular. “Arif’in sesi değişmiş” diyorlar. 27 yaşındaydım, şimdi 45’im! İlk gün, Ozan’la iki arkadaşın yeniden rastlaştığı sahneyi çektik, epey duygulandık.

Ne güzel...
- Bizim için yaşayan insanlar oluyor. Özge’nin (Özberk) telefonu bende ‘Ceku’ diye kayıtlı (Arif’in filmdeki eşi).

‘Ceku’ anneannenin lakabı, değil mi? Amma ilginç lakaplar var sizin ailede...
- Önceki jenerasyon Rumca konuşurdu. Selanik göçmeni anne tarafı. Garip lakapları vardı, yitip gitmesin diye kullandım.