cagdasozyazici @ gmail.com

Kısa bir süre ara verdiğim köşe yazarlığına tekrar başlamanın verdiği heyecanla sizleri selamlıyorum. Eskişehir’in ilk internet gazetelerinden biri olan “Eskişehir Haber’de” köşe yazmak bana ayrı bir mutluluk veriyor. İnternet Gazetelerinin ilk çıktığı zamanlarda yayın hayatına başlayan ve bir süre yayın hayatını durduran “Eskişehir Haber”, yenilenen yapısı, profesyonel kadrosu ile küllerinden yeniden doğuyor. “Eskişehir’in en büyük haber sitesi” sloganıyla yola çıkan “Eskişehir Haber’e” yeni yayın hayatında başarılar diliyorum.

Bugün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü. Bu işi, bu mesleği hakkıyla yapanların günü. Tüm gazeteci arkadaşlarımın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutluyorum. Gazetecilik çok kutsal bir meslek. Gazetecilik herkesin yapabileceği tarzda bir iş değil. Gazetecilik bir aşk işi, sevgi işi. Bu mesleği cesaretle, aşk ve sevgiyle yaparsanız başarılı bir gazeteci olmamak için hiçbir nedeniniz yok.

Bir konuya da değinmeden geçmek istemiyorum. Gazetelerde, televizyonlarda, ajanslarda çalışanlar kadar olmasa kurumlarda çalışan basın emekçilerini de unutmamak lazım. Sıfatları gazeteci olmayabilir ama yaptıkları iş gazetecilerin yaptığı işten farklı değil. Tüm gazetecilerle birlikte kurumlarda çalışan basın emekçilerinin de çalışan gazeteciler günü kutlu olsun.

Bugün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü. Gazeteciler bu günü güle oynaya kutlamıyor. Çünkü hangi gazeteciye dokunsanız bin ah işitirsiniz. Doğduğum andan itibaren Eskişehir basını içerisindeyim. Son 7 yıldır ise aktif olarak Eskişehir basını ile iç içeyim. Bu yıllarda Eskişehir basınında çok şeyler değişti. Belki de bu bir özeleştiri ama geçmiş yıllarda olduğu gibi Eskişehir basınında kimsenin kimseye saygısı kalmadı. Herkes bir rekabet içerisinde. Bu meslekte rekabet olmayacak mı, tabi ki olacak. Ama ne olursa olsun, gazeteciler birbiriyle yardımlaşmalı. Birbirinden haber alabilmeli, o benim haberimi aldı, al sana sopa denmemeli. Birileri çalışacak diğerleri onun emeği üzerinden kazanç sağlayacak demiyorum. Bu yapılacak en büyük yanlıştır. Emek kutsal bir değerdir. Bu değere zarar vermeden sahip çıkmalıyız.

10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü olunca yakın zamanda kaybettiğimiz değerli bir gazeteci Tayfun Talipoğlu'nu anmadan geçmek olmaz. Bu yılki 10 Ocak’ta çok sevdiğim, çok değer verdiğim, adam gibi adam, baba, ağabey, dost, arkadaş Tayfun Talipoğlu aramızda yok. Tayfun ağabeyi tüm Türkiye gibi bende “Bam Telinden” o buğulu sesinden ve yuvarlak gözlüklerinden tanıyordum. Son 5 yıl içerisinde daha doğrusu son 2 yıl içerisinde birebir tanışma imkanım, konuşma imkanım oldu. Tayfun ağabeyin beni her gördüğünde “Nasılsın evlat” deyişi hala kulaklarımda yankılanır. Evlat demişken ben Tayfun ağabey ile görüştüğüm dönemlerde tıpkı onun gibi değerli bir insanla tanıştım. Candaş Talipoğlu. Tayfun Talipoğlu’nu tanıdıkça nasıl sevdiysem, baba gibi gördüysem, Candaş da şuanda kardeşimden farkı yok. Bu yazımda Tayfun Talipoğlu’nu anmadan geçmek olmazdı.

Ben bir gazeteci değilim. Doğduğum günden beri gazetecilerin arasındayım fakat, gazetecilik bambaşka bir meslek. Ben gazeteciliği seviyorum ve kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Tam anlamıyla gazeteciyim demek bu mesleği hakkıyla yapanlara hakaret olur. Son olarak, babam Bülent Özyazıcı’dan bir alıntı yaparak bir sözle yazımı bitirmek istiyorum. GAZETECİ GEÇİNENLERİN DEĞİL, GAZETECİLİKTEN GEÇİNENLERİN GÜNÜ KUTLU OLSUN.