25.11.2013 tarihinden bu yana Arabuluculuk alanında faaliyet gösteren Avukat Nuriye Topuz, Arabuluculuk sistemini, Türkiye’de hangi düzeyde olduğunu ve gelişme sürecini Eskişehir Haber için anlattı.

Arabuluculuk nedir?

Taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlığın çözümünde tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişi olarak yer alan kişidir. Taraflar arasındaki iletişim ortamını kolaylaştırarak kendi çözümlerini kendilerinin üretmeleri konusunda onlara yardımcı olur. Tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması halinde ise arabulucu son bir çözüm önerisinde bulunabilir. Bir başvurucu ve bir de karşı taraf vardır. Başvurucu kişi taleplerini açıklar, karşı taraf dinler ve talepler hakkında düşüncelerini belirtir. Bu sırada arabulucu iki tarafında düşüncesine karışmaz, sözlerini kesmez, iki tarafın saygı çerçevesinde birbirlerini dinlemelerini sağlar. Somut örnek verecek olursak, işçi ve işveren anlaşmazlık yaşadılar diyelim ve arabuluculuk ofisimize geldiler. İşçi kıdem tazminatı olarak 10 bin TL istiyorum dedi, işveren de 10 bin TL değil, senin kıdem tazminatın 7 bin TL dedi. Tazminat miktarı konusunda aralarında müzakere yaparlar. Arabulucunun burada fonksiyonu, ortamın gerilmeden, daha dostane bir şekilde sorunun çözümü konusunda yardımcı olmaktır. Bir tarafın diğer tarafa hükmetmesini, ezmesini engellemek, müzakere sürecini iyi bir şekilde idare etmek arabulucunun görevidir. Görüşme sonucunda taraflar anlaşabilir veya anlaşamayabilir.

Kimler arabulucu olabiliyor?

5 yıllık avukatlık deneyimine sahip olan, arabuluculuk eğitimi almış ve arabuluculuk sınav ve mülakatını geçmiş olan kişiler arabulucu olabiliyor. Ben 65 saat eğitim aldım Ankara’da. Sonrasında Adalet Bakanlığı’nın açtığı arabuluculuk sınavı ve mülakatını geçtim. Şuanda mülakatı kaldırdılar ama biz ilk arabulucularda mülakat da vardı. Tüm bu süreçleri geçtikten sonra bir sertifika ve bir sicil numarası veriliyor Arabuluculuk Daire Başkanlığı’ndan. Benim sicil numaram 453. Şuanda 2 bin, 3 binlerde numarası olanlar var. Benim sicil numaram küçük; ilk arabuluculardan olduğum için. Sicil numarasının önemi şudur ki; kişi sınavlardan, mülakatlardan geçmiş olabilir ama arabuluculuk yapması için Arabuluculuk Daire Başkanlığı’ndaki sicile kayıtlı değilse arabuluculuk yapamaz. Arabuluculuk yapabilmesi için sicile kayıtlı olması gerekir. Arabuluculuk Daire Başkanlığı’nın web sitesi var, oraya girdiğiniz zaman “Güncel Arabulucular“ diye bir listemiz var. Listeye baktığınız zaman hangi şehirde hangi arabulucular var, sicil numarası nedir bulabilirsiniz. Arabulucuların fotoğraflı özgeçmiş bilgileri de var. Vatandaşlarımız oradan arabulucu seçimi yapabilirler. Ayrıca Arabuluculuk Büromuz da var Eskişehir Adliye binası içerisinde, büromuzdan bizler hakkında bilgi alabilirler ve başvuru yapabilirler.

Arabulucuların ilgilendiği konularda bir sınırlama var mı?

Bizzat hakimin karar vermesi gereken konularda arabuluculuk yok, yani her konuda arabuluculuk yapılabilir diye bir şey yok. Birtakım davaları muhakkak ki hakimlerimizin görmesi gerek. Örnek vermek gerekirse; boşanma, velayete kesinlikle hakimlerimizin karar vermesi gerekir. Ya da ağır cezada ölümlü, ağır yaralanmalı davalarda hakimlerin karar vermesi gerekiyor. Arabulucuların bakabileceği işler, tarafların üzerinde serbestçe müzakere edebileceği konulardır. Biz mevzuatı bildiğimiz için bize gelindiği zaman hangi konular arabuluculuğa uygundur hangisi değildir ayırt edebiliyoruz. Taraflar arasındaki anlaşmazlık konusu, sunulan belgeler, anlaşma / anlaşmama sonuçları tamamen arabulucu,  taraflar / yetkilendirilmişlerse vekilleri veya temsilcileri arasında gizli kalır. Bunların dışındaki 3.kişilere hiçbir şekilde arabuluculuk görüşmeleri, evrakları, sonuçları arabulucu tarafından sızdırılamaz.

Türkiye’ye arabuluculuk sistemi ne zaman geldi? Avantajları oldu mu?

2013’ten beri biz Arabuluculuk faaliyeti ile ilgileniyoruz. Türkiye’de yaygınlaşsın, tanınsın, bilinsin diye uğraşıyoruz. Bu çünkü çok dostane bir çözüm yöntemi. Yani insanların barışçıl bir yolla çözüm üretmelerini sağlamaya çalışıyoruz. Mahkemeye gidildiği zaman kesinlikle dostane bir ortam olmuyor, insanlar birbirlerini hasım ve düşman gibi görüyor. Mahkemeden çıktıkları zaman birbirlerinin yüzüne bakmak istemiyorlar. Örneğin kardeşler arasında da dava olabiliyor ve dava sonrasında olay çözümlense bile bir daha yüz yüze bakacak halleri kalmıyor. Ama arabuluculukta öyle değil. Arabuluculuk gönüllülük esasına dayalı ve tarafların idaresi ile gittiği için, buradan çıkarken tokalaşıp, teşekkür ederek gideni oluyor, yine bir sorunumuz olursa konuşarak böyle halledebiliriz denilebiliyor. O yüzden arabuluculuk yaygınlaşması gereken bir müessese. Zamandan tasarruf ediyorsunuz, çünkü mahkemelerde davanızın 1 seneden önce sonuçlanması pek mümkün değil. Arabuluculukta harç ödemiyorsunuz. Dava açarken harç yatırıyorsunuz. Paranız var ise dava açabiliyorsunuz.  Dava açmak için çoğu zaman avukat tutmanız gerekiyor ve avukatlık ücreti ödüyorsunuz. Arabuluculukta öyle bir şey yok. Ofisimizde iki tarafta hazır ise, bir saatte bile sorun çözüme kavuşturulabiliyor. Arabuluculuk ücreti avukatlık ücretinden düşüktür ve tarifesine göre alınır. Duruşma  olmadığı için, sadece bir davet mektubu gönderiyoruz, iki tarafta belirtilen günde ve saatinde ofisimizde hazır olursa 1-2 saat içinde  çözüme ulaşılabiliyor. Arabuluculuk faydalıdır, toplum barışına katkıda bulunur. Arabuluculuk ofisimizden ayrılan kişiler arabuluculuğa konu sorunlarını rahat rahat anlatmış oluyorlar. Mahkemede her şey anlatılamıyor. Hakimlerimizin iş yoğunluğu nedeniyle tarafların çok fazla konuşmaları, her şeyi anlatmaları mümkün olmuyor ama bizim arabuluculuk ofisimizde iki tarafta rahatlıkla konuşabilir. Tüm bu anlattığım sebeplerden dolayı arabuluculuğun yaygınlaşması gerektiğine inanıyorum.

Türkiye’de tam anlamıyla benimsendi mi?

Vatandaşımız bu konuda bilinçlenmeye başladı. Ben soruyorum buraya gelen taraflara, “Arabuluculuk nedir biliyor musunuz” diye, “yok biliyoruz biz internetten baktık, araştırdık” diyorlar. Arabuluculuk Daire Başkanlığımız da iyi çalışıyor, videoları var, bilgi paylaşımları çok fazla. Arabuluculuk Daire Başkanlığımızın sayfasından okuyarak, videoları izleyerek geliyor vatandaşlarımız. Bence pek çok kişi biliyor arabuluculuğu. Zamanla pek çok sorun çözülmek için arabulucuya gelecektir. Arabuluculuk 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren iş davalarında zorunlu olduğu için, arabuluculuğa müracaatlar da çoğaldı.

Taraflar arasında anlaşma sağlanamaz ise nasıl bir yol izleniyor?

Eğer anlaşamazlarsa, arabulucu tarafsızlığını kaybetmeden son bir çözüm önerisinde bulunulabiliyor. “Buradan anlaşmadan giderseniz dava açmanız gerekecek, bir-iki yıldan aşağı bir sürede davanızdan sonuç almanız pek mümkün olmayabilir. Mahkeme yargılaması sonrasında istediğiniz gibi bir sonuç ile karşılaşamayabilirsiniz. Arabuluculukta isteklerinizi kendiniz belirleme ve isteğinize yakın bir sonuç elde etme şansınız var.” diyerek bir kez daha düşünmeleri için son bir çözüm önerisinde bulunuyoruz. Ama taraflar anlaşamazlarsa,  arabulucu tarafları anlaşmaya zorlamaz. Arabulucu taraflardan birine “İlla bunu kabul edin, şunu şöyle yapın“ diyemez çünkü arabulucu tarafsızdır. Anlaşmanın sağlanması durumunda da, Arabuluculuk Anlaşma  Son Tutanağını  doldurup, taraflara  imzalatıyor, arabulucu olarak biz de imzalıyoruz. İki tarafa birer tane, bir tane  arabulucuya, bir tane de arabuluculuk bürosuna verilmek üzere  4 suret  çıkarıyoruz.

 Arabuluculuk ücreti nedir?

Dava şartı arabuluculukta taraflar anlaşmaz ise, ilk iki saatlik arabuluculuk ücreti Arabuluculuk Daire Başkanlığımız tarafından ödenecek bizlere. Anlaşma sağlanırsa, tarafların kendi aralarında anlaştıkları rakam üzerinden %3’ü bir taraftan diğer %3’ü diğer taraftan olmak üzere toplam %6 oranında ücret alınıyor, taraflar eşit şekilde ödeme yapmış oluyor. Ama aksi anlaşma yapılabilir. Bir taraf arabuluculuk ücreti ödemesinin hepsini diğer tarafın yapmasını ister diğer taraf da ödemeyi kabul ederse, ödeme tek taraftan alınabilir, bu tamamen taraflar arasındaki anlaşmaya bağlıdır.